ABD Savunma Bakanlığı, sivil altyapı kırılganlıkları ve tedarik zinciri aksamalarına karşı askerî tesislerin 90 gün kesintisiz otonom faaliyet göstermesini hedefleyen FORTRESS projesini devreye aldı. Stratejik rezervler, taşınabilir nükleer reaktörler ve sivil sanayi hatlarının savunma üretimine entegrasyonunu içeren operasyonel doktrin, lojistik sürdürülebilirliği en üst seviyeye taşımayı amaçlıyor.
Uluslararası kamuoyunda ve Batı medyasında Pentagon’un kıyamet planı nitelemesiyle yer bulan stratejik girişim; İngiltere ile Fransa’da sivil vatandaşlara yönelik paylaşılan üç günlük acil gıda stoku tavsiyelerinin hemen ardından yürürlüğe girdi. Eş zamanlı olarak küresel jeopolitik gerilimler tırmanırken, Washington yönetiminden askeri teyakkuz mesajları verildi:
ABD Başkanı ‘İran’da işi bitirmek için’ hazırlandıklarını duyurdu.
Kale anlamına gelen FORTRESS doktrini; kamu şebekelerinin ve sivil ikmal kanallarının çökmesi durumunda üslerin kritik operasyonel işlevlerini sürdürebilmesini amaçlıyor. Kapsam dahilinde askerî üslerin, sadece görevli personeli değil, mücavir bölgedeki sivil nüfusu da destekleyecek çift katmanlı bir lojistik direnç merkezi formuna kavuşturulması hedefleniyor.
Pentagon Başsözcüsü Sean Parnell, ulusal savunmayı sürdürmek için standart sivil belediye altyapısına güvenemeyeceklerini belirterek bu durumu kabul edilemez bir risk olarak niteledi. Pentagon Başsözcüsü Parnell, ABD anakara savunma planlamasının ülke topraklarına ulaşabilecek tehditlere uyum sağlaması gerektiğini ifade etti.
Stratejik Rezervler ve Çift Hatlı Tedarik Güvencesi
Enerji sürekliliğini sağlamak adına planlama; sahada konuşlandırılabilir seyyar nükleer reaktörler, mikro şebeke mimarileri ve endüstriyel ölçekli batarya depolama ünitelerinin devreye alınmasını kapsıyor. Malzeme tedarikinde kesintileri önlemek amacıyla yakıt, mühimmat, kritik mineraller, elektronik bileşenler, yedek parçalar ve tıbbi teçhizatı içeren geniş çaplı stratejik rezervler oluşturulurken, kritik savunma kalemlerinde en az iki bağımsız ve yetkin tedarik/üretim hattının faal tutulması zorunlu kılınıyor.
Gelecekteki olası bir çatışmanın muhtemelen birden fazla cephede yaşanacağını vurgulayan Parnell, küresel bir savaşın etkisiyle dünyadaki tedarik zincirlerinin kırılacağını ifade etti ve buna hazırlık yaptıklarını belirtti. ABD savunmasına dair geleneksel düşünce yapısının iki okyanusun koruyuculuğuna dayanan eski bir varsayımla şekillendiğini belirten Parnell, Başkan Donald Trump’ın Altın Kubbe girişiminin yanı sıra Batı Yarımküre, Grönland ve Panama’ya askeri hazırlık gibi hamlelerle yeni bir yaklaşımı ileri taşıdığını da ekledi.
Sivil İmalat Tesislerinin Seferberlik Dönüşümü
Savunma sanayisi tedarik kapasitesini artırmak için kurgulanan Sivil Rezerv Üretim Ağı vasıtasıyla, sivil üretim tesislerinin kriz anında hızla askerî imalat sürecine geçirilmesi planlanıyor. B2B düzeyindeki bu endüstriyel seferberlik; hukuki sözleşmeler, siber savunma protokolleri, dönüşüm süreçleri, kapasite testleri ve tatbikatlarla destekleniyor. Proje aynı zamanda uzay konuşlu sistemlere ve küresel konumlama (GPS) altyapılarına yönelik olası müdahaleler karşısında haberleşme ve seyrüsefer emniyetini muhafaza etmeyi öngörüyor.
Elektriğin günümüz çatışmalarında kritik bir bir yapı haline geldiğini belirten Parnell; elektrik olmadan haberleşme, su, lojistik, montaj hatları ve temel askeri komuta yapılarının kaybedileceğini dile getirdi.

Yorumlar kapalı.